Dünyanın ve Türkiye’nin kupon ürünleri

0
454
görüntülenme

Sait Can 1980’lerde İzmir-Bornova’da başladığı süs bitkileri üretimini Urla’da kurduğu seralara 1982 yılında taşımış ve daha sonra işi biri çekirdekten yetişen, biri seracılık mezunu, biri de ziraat mühendisi olan oğullarına devretmiş. Baba mesleğini sürdüren Can Kardeşler süs bitkileri üretimini sürdürürken 2005 yılından bu yana da ithalat yapmıyorlar. Türkiye’de birçok firma ithalat yapıyor Can Seracılık ise Güray Can’ın ifadesiyle, Türkiye’de ve Dünya’da az bulunan birçok kupon bitkiyi bulup peyzajın kullanımına sunuyor. Otuz yılı aşan geçmişiyle yoluna devam eden Can Seracılığı Güray Can ile Konuştuk…

Can Seracılık faaliyete ne zaman başladı?

Babam Sait Can süs bitkileri üretimine 1980 yılında Bornova’da başladı. Daha sonra üretimi 1982 yılında Urla’ya taşıdık. Başladığımız dönemde daha çok iç mekân bitkileri üretiyorduk. Gerçi dış mekân bitkileri de vardı ama zaman içinde tamamen dış mekân bitkilerine döndük. Ürettiğimiz bitkilerin yüzde 90’ını İstanbul’a gönderiyorduk. Ben baştan itibaren babamla birlikte çalıştım. Yani uygulamalı ve alaylı eğitim aldım sayılır. Gökhan Can Seracılık mezunu, Erhan Can ise Ziraat Mühendisi ve sulama sistemleri konusunda eğitim aldı. Hepimiz aynı zamanda uygulamalı eğitimden geçtik diyebiliriz.

Başladığınızda neler yapıyordunuz?

Urla’da iç ve dış mekân bitkileri üretiyorduk. O tarihlerde üretilen bitkilerin satış sorunu olmuyordu. Telefonla siparişler alınıyor ürünler gönderiliyordu. Daha sonra 2005-2006 yılı itibariyle ithalat yapmaya başladık. Hem ürettiğimiz ürünleri, hem de ithal ettiğimiz ürünleri burada satışa sunuyoruz. Yaklaşık 35-40 dönümlük bir alanda çalışıyoruz. Toplam alanın beş dönümü kapalı, geri kalanı ise açık… İthal ettiğimiz birçok bitki uluslararası taşıma belgeli. Daha çok Türkiye ve Dünya‘da az bulunan bitkileri getiriyoruz ve peyzaj mimarlarının, peyzaj uygulamacıların hizmetine sunuyoruz.    

Yeni ve yüksek bir sera kurmuşsunuz…

Sık sık yurt dışına çıktığımız için orada gördüğümüz örneklerden birini burada uygulamaya karar verdik. Teknik olarak tam bir sera ama biz bu serayı ürünlerin sergilendiği sunum alanı olarak düşündük. Aynı zamanda içinde oturulabilen rahat bir yer olarak tasarladık. Urla süs bitkileri üretimi ve sunumunun yapıldığı Türkiye’nin önemli sektörel noktalarından birisi. Böyle bir sunum merkezinin burada oluşturulması bizim için çok önemliydi. Teknik olarak her türlü iklimlendirme yapılabiliyor. Yüksekliği 8 metre ama çok büyük bir alanı kaplamıyor 500 m2 ama görsel ve estetik açıdan da doyurucu olsun istedik. İçerisinde de nadide bitkiler bulunduruyoruz. Türkiye’de çok az bulunan kendine özgü bitkiler var ve burada bu bitkileri sergileyebiliyoruz.

Burada insanlara içeri girip keyifle kahvesini içip alışverişini yapabileceği, kendi peyzaj mimarları ile gelip dolaşabileceği bizden de tavsiyeler alarak keyifli bir zaman geçireceği bir sera ortamı yaratmaya çalıştık. Zaman içinde bu alanı yan seralarla büyütmeyi hedefliyoruz.

Yani üretimin yanında yeni bir tercihte bulundunuz…

Bugüne kadar da ithalat yapıyorduk ama bundan sonra imkânımız oldukça Dünya’daki kupon bitkilerin hepsini getirmeye çalışacağız. Türkiye’nin iklim şartlarına uygun ve Türkiye’deki karantina koşullarına uyacak bir de izin alabildiğimiz bütün bitkileri getirmeye devam edeceğiz. Türkiye’de bulunmayan dünya’da nadir bulunan bitkilerin yanında 200 küsur yaşında, 400 yaşında topiari ve ‘makro bonzai’ diyebileceğimiz zeytinlerimiz var. Üretimdeki tercihimiz de ülkemiz koşullarına uygun aranan bitkileri üretmek diyebilirim.

Mesleğe çekirdekten başladınız…

Mesleğe çekirdekten başlamak insanda zaman zaman bıkkınlık yaratabiliyor. Ancak sektörü tanıyorsunuz, sektördeki herkesi tanıyorsunuz. Sizi herkes tanıyor… Türkiye’de nerede ne tür bitki olduğunu biliyorsunuz ve bu ciddi bir avantaj sağlıyor. Türkiye’de nerede hangi bitkiyi nasıl bulacağını bilmek bizim mesleğimiz için çok önemli.

İthal bitkilerde uyum sorunu oluyor mu?

Bu tip bir sorunumuz olmuyor. Çünkü bitkiyi almadan önceden araştırıyoruz. Bizim koşullarımız ile bitkinin istediği koşulları bildiğimiz için uyum sağlar mı sağlamaz mı bunu biliyoruz. Bazı türlerde bir tane numune alarak deneme yapıyoruz ve riski sıfıra indiriyoruz. 

Bizi ulaşanların gelip bitkileri mutlaka görerek seçmelerini istiyoruz. Ama çok iyi tanıdığımız ve sürekli diyalogumuz olan müşterilerimize fotoğrafları göndermemiz yeterli olabiliyor. Çünkü her ne kadar fotoğraf bir fikir verse de bitkiyi yakından incelemek daha iyi bir yol bence...

CEVAP VER